DOLAR 16,1920 -0.96%
EURO 17,4658 -0.86%
ALTIN 964,40-0,79
BITCOIN 4713610,81%
İstanbul
28°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Kazım Koyuncu 16’ıncı ölüm yıl dönümünde anılıyor

ABONE OL
Temmuz 15, 2021 10:12
0

BEĞENDİM

ABONE OL
“Şair Ceketli Çocuk” olarak tanınan müzisyen, söz yazarı, oyuncu ve aktivist Kazım Koyuncu, ölümünün 16. yılında da unutulmadı. Sevenlerinin, “Biz de öldük ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya” sözleriyle hatırladığı Koyuncu, son konserini 4 Şubat 2005’te Taksim’deki Yeni Melek Gösteri Merkezi’nde vermişti. TRT Müzik’in, yaşadıkları dönemde iz bırakan sanatçıları ölüm yıl dönümlerinde sesleri, eserleri ve arşiv görüntüleri ile yâd eden ‘Anısına’ programı bu bölümde Kazım Koyuncu’ya yer veriyor. Sanatçının 16. ölüm yıl dönümü olan 25 Haziran Cuma günü saat 17.00’de TRT Müzik ekranlarında olacak ‘Anısına’ programında Kazım Koyuncu’nun hayatı ve müzikal yolculuğu anlatılacak. ‘Anısına’ programının ardından saat 23.45’te ise Kazım Koyuncu’nun Yedikule Hisarı’nda verdiği  konseri ekrana gelecek. Koyuncu, 7 Kasım 1971’de Artvin’in Hopa ilçesine bağlı Yeşilköy’de doğmuşsa da nüfusa geç kaydedildiğinden dolayı resmi doğum tarihi 10 Mayıs 1972’dir. Müziğe ortaokul birinci sınıfta mandolin çalarak başlayan Koyuncu, çocukluğunda “Kemençeci Yaşar” lakabıyla tanınan Yaşar Turna’nın türkülerini çokça dinledi. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesine 1989’da giren sanatçı, müzik çalışmalarına üniversite yıllarında ağırlık verdi ve 1992’de Ali Enver’le birlikte “Dinmeyen” isimli müzik gurubunu kurarak ilk profesyonel çalışmalarını yaptı. Tiyatro oyunlarına da müzik yapan sanatçı 1993’te okulu bıraktı ve daha sonra okulu bırakma kararına ilişkin sorulan bir soruya şu cevabı vermişti: “Zor dönemler, o okulu bitirip kaymakam falan olacaksın ya da kendi istediğin işi yapacaksın ama hep soru işaretleri olacak, sonu nereye varacak? Bu tercihlerden soru işaretli olanını tercih ettim.” Sanatçı, okulu bırakmasının ardından sadece müzik yapmaya karar vererek, Karadeniz müziğini rock müzikle birleştirip kendi tarzını oluşturdu. Aynı yıl arkadaşlarıyla birlikte “Zuğaşi Berepe” adında bir grup kuran Koyuncu, hem yeni grubuyla hem “Dinmeyen” grubuyla çalıştı. Yeni grubuyla ilk albümü “Va Mişkunan”ı (Bilmiyoruz) 1995’te yayınlayan sanatçı, bu yeni tarzıyla müzikseverler tarafından olumlu tepkiler aldı. Bu arada “Dinmeyen” grubu 1996’da “Sisler Duvarı” albümünü çıkarmasının hemen ardından dağılırken, “Zuğaşi Berepe” grubu ise ikinci albümleri “İgzas”tan sonra 1999’da dağıldı. Karadeniz müziğinin hem sert hem duygusal yapısını eserlerine taşıyan Koyuncu’nun ilk kişisel albümü “Viya!” ise 2001’de müzik marketlerdeki yerini almıştı. Koyuncu, esas tanınırlığını 2002’de yayınlanan “Gülbeyaz” isimli televizyonda dizisinin müziklerini yapmasıyla elde ederken, dizinin ardından konser programları artmaya başladı ve 2004’te ikinci solo albümü “Hayde”yi çıkardı. Kendisine 2004’ün aralık ayında kanser teşhisi konulmasının ardından doktorlar fazla yorulmaması gerektiğini söylese de sanatçı, konserler vermeye devam etti. Son konserini 4 Şubat 2005’te Taksim’deki Yeni Melek Gösteri Merkezi’nde veren Koyuncu’nun o gün söylediği “Ha kanser ha konser” sözleri sevenleri tarafından unutulmadı. Bir röportajında “Çocukken şiirle güzel oynuyordum. Şairlerle çok uğraşıyordum. Bir ceket yaptırmak istedim o zamanlar İstanbul’a gelirken, şair ceketi…” sözlerini sarfeden Kazım Koyuncu, tedavi gördüğü hastanede 25 Haziran 2005’te, 33 yaşındayken yaşamını yitirdi. “Karadeniz’in hırçın çocuğu” olarak tanınan Koyuncu, demokrasi üzerine fikirleriyle de tanınıyor. Rize’de Fırtına Deresi’ne yapılacak termik santral protestosundan, insan hakları ihlallerine karşı çıkmaya kadar bir çok etkinliğe destek veriyordu. Koyuncu, vefatından iki gün sonra, doğduğu köy olan Yeşilköy’de fındık ağaçlarının çevrelediği köy mezarlığında defnedildi. Sevenleri genç yaşta kansere yenik düşen sanatçıyı şu sözleriyle hatırlıyor: “Ben bir müzisyenim, ondan sonra biraz Karadenizliyim ama hepsinin ötesinde ben bir devrimciyim ve gerçekten doğru bildiğim bir şeyi en azından çok zorlanırsam ortaya koymaktan çekinmem. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya.” Koyuncu’nun ölümünün ardından Paluri Arzu Kal Demirçi, sanatçıyla ilk karşılaşmasından son ana kadar süren dostluğunu anlattığı “Şair ceketli çocuk: Kazım” kitabını kaleme aldı.

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

SON DAKİKA HABERLERİ

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.