DOLAR 32,2223 0.08%
EURO 35,0396 -0.01%
ALTIN 2.508,670,33
BITCOIN 22377624,61%
İstanbul
21°

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Türkiye’de olağanüstü kurak bölge sayısı arttı

ABONE OL
Temmuz 15, 2021 10:14
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, haziran ayı sıcaklık ve yağış değerlendirmesi raporlarının ardından haziran ayı ve son bir yıllık döneme ait kuraklık durumunu gösteren haritalar yayınladı. Meteorolojik kuraklık haritaları, Standart Yağış İndeksi (SPI – Standardized Precipitation Index) ve Normalin Yüzdesi Metoduna (PNI – Percent of Normal Index) şeklinde iki farklı metotla hazırlandı. Temmuz ayının ilk haftasına ilişkin yayınlanan sıcaklık ve yağış değerlendirmesine ilişkin raporlarda, Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerindeki yağışların yüzde 98’ e kadar düştüğü görüldü. Sıcaklıkların artması ve yağışların azalması ile meteorolojik kuraklık boyutlarının hızla yükseldiği belirlendi. 2021 Haziran Ayı Meteorolojik Kuraklık Durumu haritalarında SPI metodu sonuçlarında; Doğu Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri olmak üzere ülkenin doğusu, güney Ege ve Aksaray ‘olağanüstü kurak’ gösterildi. En son geçen mayısta yayınlanan haritalara kıyasla, ülke genelindeki ‘olağanüstü kurak’ bölgeler ciddi düzeyde arttı. Iğdır ve güneyi, Trabzon çevresi, İç Anadolu’nun doğu kısımları, İzmir’in güneyinden itibaren Muğla, Antalya, Karaman, Konya, Adana, Hatay civarları ‘çok şiddetli kurak’, ‘şiddetli kurak’ ve ‘orta kurak’, bu bölgelere yakın bazı bölgeler de ‘hafif’ kurak’ olarak belirtildi. Isparta, Burdur, Manisa, Kütahya, Uşak, Afyonkarahisar, Karadeniz’in batı iç kesimleri normal, Samsun’dan Marmara Bölgesi’ne doğru olan bölge illeri ise hafif, orta, çok ve aşırı nemli gösterildi. PNI metoduna göre hazırlanan haritada Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri, Akdeniz’in büyük bölümü, Kuzey Ege ve Denizli’nin bir bölümü haziran ayında ‘şiddetli kurak’ olarak yer aldı. Son üç aylık haritada ise ‘şiddetli kurak’ bölgeler, Doğu Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri, Akdeniz, Kuzey Ege ve İç Anadolu’nun güney kesimleri ‘şiddetli kurak’ tehlikesinin yaşandığı belirtildi. Olağanüstü şiddetli kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya olunduğunu belirten Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Bilim Danışmanı Doktor Erol Kesici, şu sözleri kaydetti: “Birçok bilim insanı değerlendirmesinde, son yüzyıl içerisinde, özellikle geçen yıldan itibaren hava sıcaklıklarının giderek artması, yağışların çok kararsızlığının, bugüne kadar görülmediği belirtiyor. Bu artık acil durum ve mutlak suretle önlemler alınması gerekiyor. Önümüzdeki bahar ve yaz aylarında ülkemizin çok şiddetli kuraklıkla karşı karşıya kalabileceğini söylemiştik. Bugünkü sonuçlara baktığımızda, ülkemizin ciddi bölümünde meteorolojik açıdan olağanüstü kuraklık yaşandığını görüyoruz. Bu sonucun en önemli göstergelerinden biri de doğal göller, su kaynaklarının seviyelerinin bir türlü yükselmemesi.” Kesici, kararsız yağışlarla göller ve yer altında suyun depo edilemediğini, bu nedenle su birikmediğini ve ülkeyi hidrolojik kuraklığa sürüklediğini belirtti. Hidrolojik kuraklığın meteorolojik kuraklığı artırdığını söyleyen Kesici, su ve nem olmazsa yağışın da olmayacağını belirterek, “Bilhassa tatlı su kaynaklarımızın aşırı kirlenmesi de çok önemli bir etken.” ifadelerini kullandı. Kesici sözlerine şu ifadeler ile devam etti: “Su kıtlığı yaşamaktayız. Su havzaları yanlış kullanılmaktadır ve bu konuda maalesef gerekli önlemler hala alınmamıştır. Doğal dengesi bozulan su kaynakları sosyal, ekonomik birçok soruna neden olacaktır. Ülkemizde uygun olmayan yerlere bilim dışı çok sayıda gölet yapılması da bir nedendir. Bugün ülkemizde kullanılan suyun yüzde 75’in üstündeki kısmı tarımda ve vahşi teknikler kullanılmaktadır ve bunun sadece yüzde 1-2’si damla sulama yöntemlerinden oluşuyor. Acilen tüm tarım alanlarında damla sulama sistemlerinin hayata geçirilmesi ve vahşi tarımsal sulamadan vazgeçilmesi gerekiyor. Yer altı sularımız da giderek azaldığı için plansız ve yasal olmayan kuyu açımlarına izin verilmemeli. Şu andan itibaren birçok yerde içme suyu bile kısıtlamalı verilmeye başlandı. Tarımda da uygulanmaya başlandı. Önümüzdeki süreçte su kesintisi olaylarını çok daha sık yaşayacağız. Kesici hem tüketim hem de su kullanımında her alanda ciddi tasarruf önlemleri alınması ve insanların israftan kaçınması uyarısında bulunarak bazı tarım ürünlerinin üretimi için kullanılan su miktarlarını ise şöyle sıraladı: “1 kilogram domates için 184 litre su, 1 kilogram havuç için 133 litre su, 1 portakal (100 gram) için 50 litre su, 1 elma (100 gram) için 70 litre su, 1 kilogram kırmızı et için 15 bin 455 litre su (813 damacana), 1 hamburger (150 gram biftek) için 2 bin 325 litre su, 1 kilogram kahve için 21 bin litre su, 1 fincan kahve (7 gram) için 140 litre su.”

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

SON DAKİKA HABERLERİ

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.