Hürmüz Boğazı’ndaki kriz, Körfez ülkelerini kara lojistiğine yöneltti. Binlerce kamyonla kurulan acil durum hattı, küresel ticaretin devamlılığı için kritik.
Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiğinin durma noktasına gelmesiyle Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Umman, kara taşımacılığı rotalarını stratejik olarak güçlendirdi. Körfez ülkeleri, Wall Street Journal analizine göre otoyollarını küresel ticaret için “acil durum lojistik hattına” dönüştürdü ve binlerce kamyonla ürün taşıyor.
Suudi Arabistan devletine bağlı madencilik şirketi Maaden’in CEO’su Bob Wilt, Körfez’den Kızıldeniz’e uzanan taşımacılıkta ciddi artış yaşandığını duyurdu. Wilt, bu hatta 3 bin 500 kamyonun çalıştığını belirtti. Maaden, nadir toprak metalleri alanında ABD’li MP Materials ve Pentagon ile işbirliği yapıyor. Riyad yönetimi, şirkete üretimi artırma talimatı verdi.
Kızıldeniz’deki limanların fosfat ticareti için yeterli olmaması nedeniyle bölgede prefabrik depolar kuruldu. Aşındırıcı sülfürik asidin taşınabilmesi için özel boru sistemleri ve paslanmaz çelik tanker bölmeleri geliştirildi. Emtia araştırma şirketi CRU’dan Peter Harrisson, bu sistemi “Suudi Arabistan’ın lojistik mucizesi” olarak tanımladı.
MSC ve Maersk gibi küresel taşımacılık şirketleri de Arap yarımadasındaki kara yollarını kullanmaya başladı. Uzmanlar, bu sistemin deniz taşımacılığının yerini tamamen almasa da küresel ticaretin devamlılığı açısından kritik rol oynayabileceğini değerlendiriyor.
Birleşik Arap Emirlikleri merkezli market zinciri Spinneys, Britanya’dan çıkan gıda ürünlerini Batı Avrupa, Mısır ve Suudi Arabistan üzerinden 16 günde Dubai’ye ulaştırdı. Etihad Rail Freight ise Füceyre Limanı’ndan Abu Dabi’ye yüzlerce araç taşıyarak ülkedeki ilk trenle otomobil sevkiyatını gerçekleştirdi.