Ana sayfa Güncel ABD ve Rusya savaşı kaybetti: Türkiye masaya güçlü taraf olarak oturacak

ABD ve Rusya savaşı kaybetti: Türkiye masaya güçlü taraf olarak oturacak

33
0
ABD ve Rusya savaşı kaybetti: Türkiye masaya güçlü taraf olarak oturacak
ABD ve Rusya savaşı kaybetti: Türkiye masaya güçlü taraf olarak oturacak

Haber7 – İbrahim Can

 

Geçtiğimiz perşembe günü Rusya’nın desteğini alan Esed rejiminin düzenlediği hain saldırıda 34 askerimiz şehit olmasının ardından, Türkiye verdiği mühlet süresinin dolmasını beklemeden operasyona başlamıştı. 

Havadan ve karadan yapılan nokta atışlarla rejime ağır darbe verilirken, operasyonun ismi de “Bahar Kalkanı Harekatı” olarak açıklandı. 

3 gün içinde Suriye’ye ait 2 savaş uçağı düşürüldü, 2 bin 500’den fazla rejim askeri etkisiz hale getirildi. 

[TSK’ya ait F-16’ların, Suriye savaş uçaklarını düşürdüğü anlar.]

Öte yandan, Türkiye operasyona başladığı sırada Avrupa’ya da kapıları açtı. 100 bini aşkın göçmen Yunanistan üzerinden Avrupa’ya gitti. Avrupa Birliği acil toplantı çağrısı yaptı. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da, operasyon ve kapıların açılmasından sonra telefonların susmadığını kaydederek, “Kapıları açarız dedik, ciddiye almadılar. Şimdi kapıları açınca telefon üstüne telefon. Ama artık bitti bu iş. Siz de bu yükten nasibinizi alacaksınız” ifadelerini kullanarak Türkiye’nin kararlılığını ortaya koydu. 

Bahar Kalkanı Harekatı da gece-gündüz devam ederken, gözler 5 Mart’taki Erdoğan-Putin görüşmesinde. Peki Ankara ve Moskova’nın dosyasında ne olacak? Türkiye-Rusya nasıl etkilenecek? Bahar Kalkanı Harekatı genişletilecek mi? ABD ve Avrupa ülkeleri görüşmeye kadar nasıl bir tavır takınacak? 

Uzmanlar Türkiye’yi bekleyen önemli diplomatik gelişmeleri Haber7’ye değerlendirdi. Önümüzdeki 4 günün kritik olduğunu vurgulayan uzmanlar, birtakım provokasyonların olabileceğine dikkati çekti. Ayrıca uzmanlara göre, Türkiye masaya güçlü olan taraf olarak oturacak ve istediğini alacak.

BAHAR KALKANI HAREKATI'YLA İLGİLİ TÜM GELİŞMELER - İNTERAKTİF SAYFA.

Uzman isimlerin Haber7 için yaptığı değerlendirmeler şöyle: 

“ABD MUTABAKATI ENGELLEMEK İÇİN ELİNDEN GELENİ YAPTI”

Ulusal Güvenlik Uzmanı – Asya Polis Teşkilatı (ASİAPOL) Kurucusu Talat Çetin, Türkiye ile Rusya ilişkilerinin bu seviyeye gelmesi ve Suriye’deki gerginliğin sebebinin Ankara ve Moskova olmadığını vurguladı. İki ülkenin de İdlib Mutabakatı’na bağlı kalmak istediğini hatırlatan Çetin, “İdlib protokolü Türkiye ile Rusya arasında imzalanmış en önemli belgeydi. Türkiye’nin Suriye’de legal olduğunu, Rusya’nın da legal olduğunu, İran’ın da garantör ülke olduğunu gösteren belgeydi. Bu mutabakat ABD’yi çok rahatsız ettiği için, tarafların şartları yerine getirmemesi adına ellerinden geleni yaptılar” ifadelerini kullandı. 

“TÜRKİYE İLE RUSYA’NIN BİRBİRİNİ ANLAMASI KOLAY”

Türkiye’nin üzerine düşeni yaparak İdlib’de terörü büyük ölçüde bitirdiğini de belirten Çetin şunları söyledi: 

“Ama temizlenmemesinin en büyük sebebi ABD’dir. Bu örgütleri parayla ve silahla desteklemiştir. Türkiye ile Rusya ilişkilerinin bozulması için bunları maşa olarak kullanmıştır. O yüzden Türkiye ve Rusya’nın eskiye dönmesi, birbirlerini anlaması kolaydır.” 

Rusya: 5 Mart’ı bekleyin

“YETER Kİ BAŞKALARI GÖLGE ETMESİN, BAŞKA İHSAN İSTEMEZ”

Rusya’nın Suriye’ye verdiği sözü tutmak istediğini belirten Çetin, Türkiye’ninse 4 milyonu içeride, 3 milyonu sınıra yakın olmak üzere 7 milyon Suriyeli’den sorumlu olduğunu hatırlatarak şu ifadeleri kullandı: 

“Buradaki iki legal ülke Türkiye ve Rusya. Bu durumda Türkiye ile Rusya’nın anlaşmaması mümkün değildir. Türkiye-Rusya anlaşması mutlaka olacaktır.

Görüşmenin başarılı olması için 4 gün çok uzun bir süre. Daha önce İdlib mutabakatını bozmak isteyen Batı, bu 4 gün içinde uçak düşürmek, suikast gibi iki ülkenin sinir uçlarına dokunarak kriz çıkarmak, ertelemek için provoke etmek isteyecektir. O yüzden iki ülkenin devlet başkanlarının çok dikkatli olması gerekir. Suriye’de gözümüzü dört açmalıyız. Hem İsrail, hem ABD şimdiye kadar bozulduğu düşündükleri ilişkinin düzelmemesi için anlaşmanın olmamasını istemektedir.

Türkiye ile Rusya anlaşabilir. Yeter ki başkaları gölge etmesin, başka ihsan istemez.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hepsi nasibini alacak!

“SAVAŞ OLASILIĞI HIZLA ERİDİ”

Yeni Şafak Gazetesi Yazarı Nedret Ersanel ise krizin toparlanma sürecine girdiğini kaydetti. Savaş olasılığının hızla eridiğini vurgulayan Ersanel, “Bu iyi ama bitmedi” diyerek 5 Mart’a giden süreçte bölgenin gidişatını etkileyebilecek önemli etkileri anlattı. 

 

Türkiye’nin Bahar Kalkanı Harekatı’yla hem cezalandırma hem yumuşatma vuruşları yaptığını vurgulayan Ersanel, Esed rejiminin ağır hırpalandığını belirterek Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugün kullandığı, “Onlara destek veren kimi unsurlar da öldürüldü ifadesini kullandı. Buradan anlamamız gerekenler herhalde bellidir” ifadelerinin altını çizdi. 

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin.

“5 MART İNANILMAZ DERECEDE ÖNEMLİ”

Rusya’nın tutumunda esneyeceğini dile getiren Ersanel, 5 Mart’taki görüşmeyle ilgili, “Kara harekatının derinliği, gücü konusunu masada konuşmak istiyorlar. Yeni tartışma bu olacak. Bitmedi dediğim kısım bu. Bu yüzden 5 Mart inanılmaz derecede önem kazanıyor” ifadelerini kullandı. 

Rusya Devlet Başkanı Putin’in, “Kimseyle savaşa hazırlanmıyoruz” dediğini, Milli Savunma Bakanı Akar’ın da “Rusya ile karşı karşıya gelmek arzusunda değiliz” açıklamasını hatırlatan Ersanel, “Gösteriyor ki bu tonu düşürüyor” diye konuştu. 

Türkiye ile Suriye ordularının güç bakımından asla kıyaslanamayacağını vurgulayan Ersanel, “Bölgedeki birkaç ülkenin ordusu toplamı belki Türkiye ordusu ile kıyaslanabilir” dedi. 

“BATI’NIN HEDEFİ SURİYE’Yİ PARÇALAMAK”

Batı ülkelerinin Orta Doğu üzerinde bazı hedefleri olduğuna dikkati çeken Ersanel, şu değerlendirmeleri yaptı:

“Suriye’nin parçalanacağı bir durum var. Türkiye’nin harekatıyla ilgili bir hedef değil bu. Batı’nın hedefi açısından söylüyorum. İsrail’in burada çok ciddi kavgaları var.

Suriye, Irak ve İran’dan aşağısı Afrika’nın kuzeyine kadar İsrail’e uyumlu bir hale geldi. Bunun üzerine Suriye ve Irak’ın parçalanması İran’ın üzerine devrilir. Burada her üç ülkeyle ilgili olarak Türkiye’nin hemen kapsamlı bir planı aktif hale getirmesi gerekir. Bu hakikaten problemli bir durum. Çünkü ortaya Kuzey Irak çıkacaktır. 

İran Türkiye ile Rusya arasında ara bulucu. Suriye’deki vakayı çok normal olarak İran işin ucu kendisine gelecek şekilde algılıyor. Türkiye’nin de bu durumu değerlendirmesi gerekiyor.

Ama şu anda Suriye’de sıcak bir ortam var. 5 Mart’ta biraz sakinleşirse, hızla buna dönmekte fayda var.”

“BAHAR KALKANI İSMİ TESADÜF DEĞİL”

Terör ve Güvenlik Uzmanı Coşkun Başbuğ,Bahar Kalkanı” isminin tesadüfen verilmediğini belirterek, “Arap Baharı diye başlayan ve kışa dönen ve kan gölüne dönen süreci tekrar bahara döndürmek için Türkiye bu yola girdi. İkincisi de; bu harekat alanı İdlib’e başlangıç olarak görünse de Afrika’ya kadar varan; Sayın Erdoğan’ın da haritaya yaptığı vurguda olduğu gibi Kuzey Afrika ve Irak ve Suriye’yi de kapsayan geniş çaplı bir harekat” ifadelerini kullandı. 

Harekatın İdlib’den Libya’ya sıçramasının zaman alacağını vurgulayan Başbuğ, İdlib’de acilen söndürülmesi gereken bir yangın olduğunu kaydederek, “Bunu basit bir harekat olarak görmemekte fayda var. Sayın Erdoğan bu yüzden harita vurgusunu ön plana çıkardı” dedi. 

“BU BAŞARI ANCAK AYLARCA SÜREN SAVAŞTA ELDE EDİLEBİLİR”

Adı yeni verilse de harekatın 33 şehit verdiğimiz gece başladığını vurgulayan Başbuğ, harekatın beklenenden daha başarılı şekilde yürüdüğünü belirterek şunları söyledi: 

“Yüz küsur tankın etkisiz hale getirilmesi aylarca süren bir savaş ortamından sonra elde edilebilir. Bunu Mehmetçik, nokta atışla ve hiçbir sivilin burnu kanamadan; kendine engel gördüğü hiçbir askeri hedefin dışındaki yapıya zarar vermeden yürütüyor.

Planlaması, icrası ve hedefiyle dört dörtlük bir harekat. Bu harekatın evrildiği safha İdlib bölgesiydi. Ama dün orada üs vuruldu, Halep’te bir kimyasal fabrika etkisiz hale getirildi. Rejimin daha önce varil bombası yaptığı ve kendi halkına karşı kullandığı fabrika yerle bir edildi. Bu şunu gösteriyor: Bu harekat sadece Soçi mutabakatı sınırlarıyla değil, İdlib’in dışında da Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve oradaki masum insanlara ne kast ediyorsa onu kapsıyor. Bu Şam da olabilir. Dolayısıyla bütün süreci böyle okumak lazım. İş İdlib’in çok çok üstüne çıktı. Harekat da Türkiye’nin kimseden yardım almadığı bir harekat olarak devam ediyor.”

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Bahar Kalkanı Harekatı'nı bizzat yönetiyor.

“AMERİKA VE RUSYA TÜRKİYE’YE KARŞI SAVAŞI KAYBETTİ”

Başbuğ 5 Mart’ta gerçekleştirilecek Erdoğan ile Putin’in arasındaki görüşmeyle ilgili de şu ifadeleri kullandı:

“Bizim burada 3 tane odak noktamız vardı. Safhaya gelmeden kullandığımız. Birincisi Amerika’ydı. İkinicisi Rusya, üçüncüsü Avrupa’nın majör başkentleriydi. Bu 3 noktayla ayrı ayrı görüşme devam ediyor.

Biz 3’üne de standart, eşit koşullarda şartlar sunmamıza rağmen hiçbiri bunu görmedi. Tam tersi olan süreci kötüye götürmek için var gücüyle çalıştıla. Rusların Soçi mutabakatında yaptığı giib gerginliği azaltan değil artıran taraf oldular. Türkiye en sonunda hiçbir noktadan çıkar sonuç alamayacağını anladığı an bu operasyona girişti. Şimdi aynı odaklar sürekli diplomatik temas, masa başı çözüm diye kapınızı aşındırmaya başladılar. Örneğin Avrupa. Göç konusunda yardım edelim, beraberce yükü kaldıralım gibi sözler safr ediyor. Biz aynı cümleyi bir ay önce kurduk, dönüp bakmadın bile. Şimdi ne oldu? Ateş bacayı sarınca mı görüş birliğine vardın?

3-4 gün önce, Türkiye bu kararlılığını göstermeden Rusya’nın gösterdiği tepkiyi hatırlayalım. 5 Mart’ta birtemas var dediğimizde hemen Kremlin böyle bir görüşme olmayacaktır diyordu. Şimdi aynı Rusya Ankara’ya yeni heyet gönderdi hemen akabinde de Putin’den gelen talep sonrasında 5 Mart’taki zirve tamamlandı. Şimdi ne oldu da Rusya yüzde 90 dönüş yaptı? Burada o politakayı farklılaştıran Türkiye’nin kararlılğı. Türkiye’nin böyle bir operasyona girişceği ve bu kadar başarı sağlayabileceğini kimse hesap edemedi. Şimdi Amerika da Rusya da elindeki vekalet savaşlarını Türkiye’ye karşı kaybettiği için işbirliğe gitmenin yollarını aradılar.

5 Mart’taki görüşmede, rusya’nın kesinlikle Türkiye’nin istediği şartları kabul edecek bir yaklaşım sergileyeceğini düşünüyorum. Türkiye’yi yıldırmak için şu ana kadar 3 büyük saldırı gerçekleştirdi ve hepsinde şehitlerimiz oldu. Ama hepsi iradeyi daha da kamçıladı. Rusya’nın, geri adım atmayacağımızı anladığnıı düşünüyorum. Bu nedenle Rusya masaya otruduğunda muhtemelen Cumhurbaşkanımıza bir takvimle gelecektir. Soçi mutabakatı kapsamında ben orayı rejime boşalttırayım ancak şöyel şöyle yapalım diyecektir. Ama biz artık çekli caklı cümlelerle değil, şimdiki zaman ve geçmiş zamanda kullanılan cümleler görmek istiyoruz. Hemen yapıyorum, yaptım gibi. Böyle bir takvimle gelirse Rusya, çok kısa bir süre tanırız, hemen sonuç isteriz. Olmadığı taktirde operasyonlar daha da genişler.

5 Mart’a kadar Türkiye7nin operasyonlarının kesilmesi asla söz konusu değil. Türkiye ciddi başarı sağlıyor. 5 Mart’ta ben Rusya’nın geriadım atacağını ve Türkiye7nin sadece İdlib çerçevesindeki bir harekata zorlayacağını düşünüyorum. Çünkü harekatın genişleyeceğini onlar da anladı. Böyle bir operasyonda Rusya’nın orada barınma şansı yok. Elindeki silah, araç gereç ve donanım buna asla yetmiyor.”

“TÜRKİYE MÜDAHALE ETMEZSE YOL OLUR”

Güvenlik ve Strateji Uzmanı İbrahim Keleş, geçen hafta 33 askerimizin şehit olduğu saldırıyla ilgili, “Burada devlet refleksi diye bir şey var. Devlet, askerlerine karşı böylesine düşmanca bir tavrı cevapsız bırakamazdı. Arkasından da zaten gerekli adımları attı, atmaya da devam ediyor” dedi. Keleş, operasyonun gerekliliğiyle ilgili dikkati çeken ifadeler kullandı: 

“Bazıları 33 asker için savaşa girilir mi diyor ama girilir. Çünkü bu bölgede karşılık vermediğiniz zaman, bedelini ödetmediğniz zaman yol olur.

Nasrettin Hoca’nın bir fıkrası var. Sakalının üzerinden bir fındık faresi geçiyor. İkinci geçiyor, üçüncüde hoca onu yakalayıp öldürüyor. Karısı diyor ki Hoca Efendi ne olacak küçücük bir fare neden onu öldürdün. Hoca diyor ki: Hayır sen bilmiyorsun. Ben müsaade etseydim orayı yol yapacaktı.

Burada devletimizin en sert biçimde karşılık vermesi ve bir daha böyle bir şey yapamaz hale getirmesi lazım.”

Türk ve Rus heyetleri arasında İdlib konusu görüşülmüştü.

“TÜRKİYE’NİN TALEPLERİ KABUL EDİLECEK”

Putin’in, “Kimseyle savaş yapmaya niyetimiz yok” diye açıklama yaptığını hatırlatan Keleş, “Bu aslında bir ipucu veriyor. Her ne kadar Suriye hava sahasına bizim uçakların girmesine müsaade etmiyor olsalar bile biz zaten o engelleri aşabiliyoruz, Putin’in bu açıklaması 5 Mart’taki görüşmede Türkiye’deki taleplerinin büyük ölçüde kabul edileceğinin yönünde” ifadelerini kullandı. 

Türkiye’nin Soçi ve İdlib mutabakatları çerçevesinde diplomatik anlamda elinden geleni yaptığını ama karşılık bulamadığını kaydeden Keleş şunları söyledi:

“Tabii bu harekat artık Soçi mutabakatının ötesine geçmiştir. O düşmanca tavır ve askerlerimizin şehit olması Soçi mutabakatıyla sınırlı kalmamalıdır, zaten kalmıyordu da. Soçi mutabakatıyla rejimin sınırın öte tarafına geçmesi düşüncesi var. İlk başta Türkiye’nin talebi de bu yöndeydi ama artık Suriye rejiminin başka bir safhaya geçmesi gerekir. Muhtemelen 5 Mart’taki görüşmede de Türkiye masaya başka argüman ve talepler koyacaktır. Yani sadece İdlib dışına çıkması değil, bize tehdit oluşturacak yapılanmasının da güneye itilmesi gerekir. Çünkü rejim artık o bölgede bizim gözlem noktamız ve askeri hareketliliğimize karşı düşmanca bir tavır sergiliyor. Ya güneye inmeleri gerekir veya o bölgede hiçbir devletin hava gücü kullanmaması lazım. Uçuşa yasak bölge ilan edilmesi lazım askeri terimle. Muhtemelen böyle bir talep de gündeme gelecektir.”

Putin’in Türkiye ile karşı karşıya gelmek istemeyeceğinin açık olduğunu kaydeden Keleş, “Türkiye’nin talepleri ileri olacaktır. Onlarda mutabakat sağlanacaktır” dedi. 

Keleş ayrıca, “Rusya Türkiye ile karşı karşıya gelmenin bir bedeli olacağını bilir. Stratejik açıdan da Rusya zaten ambargo altında kalan bir bölge, güneyde kalmak istiyorsa Türkiye ile ilişkileri sıcak tutmak zorunda. Türkiye’nin jeopolitik ve askeri gücü elbette masada dikkate alınacaktır” ifadelerini kullandı.

“ABD SÜRPRİZ YAPABİLİR”

ABD’nin görüşmenin gerçekleşeceği 5 Mart’a kadar sürpriz adımlar atabileceğini belirten Keleş şu ifadeleri kullandı:

“5 Mart’a kadar Amerika’nın sürprizler yapabileceğini tahmin ediyorum. Patriot bataryasını hemen getirip kurabilirler. Ya satarlar ya da NATO çerçevesinde kurulabilir. Amerika’dan Türkiye’ye destek mesajlarının o görüşmeye kadar artacağını, İngiltere’den de daha da artacağını yine Almanya gibi ülkelerin Türkiye’nin yanında daha fazla seslerinin çıkacağını düşünüyorum. Avrupa Birliği’nin de aynı şekilde.

Türkiye masaya uluslararası alanda büyük bir destek sağlamış ve güçlü olarak oturacaktır. Beklentilerinin karşılanacağını düşünüyorum.”

KAYNAK: HABER7 | ÖZEL
Yedi Gündem

Abone Ol

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here