Azerbaycan, Türk Devletleri Teşkilatı zirvesine ev sahipliği yaparak Orta Koridor vizyonunu güçlendirdi. Şuşa’da imzalanan deklarasyon, bölgesel iş birliğini yeni seviyeye taşıdı.
Bölgesel gerilimlerin Orta Koridor’un stratejik önemini artırdığı bir dönemde, Azerbaycan 6 Temmuz 2024’te Şuşa’da Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) gayriresmi zirvesine ev sahipliği yaptı. Zirvede TDT liderleri, Türk dünyasının ticari, lojistik ve siyasi bağlarını güçlendirecek ‘Karabağ Deklarasyonu’nu imzaladı. Bu deklarasyon, Orta Koridor vizyonuna güçlü bir katkı sağlarken, Zengezur Koridoru’nun da stratejik ağın parçası olacağını vurguladı.
İran’da yaşanan gelişmeler ve Hürmüz Boğazı’ndaki kriz, uluslararası ticarette alternatif güzergah arayışlarını hızlandırdı. Bu durum, Asya ile Avrupa’yı bağlayan Orta Koridor’un stratejik değerini pekiştirdi. Zengezur Koridoru’nun da Orta Koridor’a entegrasyonu, Türk devletleri arasındaki ticari ve lojistik bağlantıları daha da güçlendirecek.
Modern Türk dünyasının kurumsallaşmasında Azerbaycan önemli bir rol üstleniyor. Türk Devletleri Teşkilatı’nın ilk gayriresmi zirvesi, Azerbaycan’ın girişimiyle Karabağ’ın işgalden kurtarılan Şuşa kentinde 6 Temmuz 2024 tarihinde gerçekleşti. Liderler bu zirvede ‘Karabağ Deklarasyonu’nu imzalayarak Türk devletleri arasındaki dayanışmayı ve ortak geleceği vurguladı.
Şuşa Zirvesi, Azerbaycan’ın Güney Kafkasya’da oluşturduğu yeni jeopolitik gerçekliğin ardından bölgesel iş birliğinin yeni bir aşamasını teyit etti. Ayrıca, Azerbaycan’ın Gebele kenti, Ekim 2025’te Türk Devletleri Teşkilatı Liderler Zirvesi’ne ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.
Azerbaycan, Türk dünyası için tarih boyunca birleştirici bir rol üstlendi. Modern Türk entelektüelleri için bir buluşma noktası ve reformist düşüncenin merkezi oldu. Bu birleştirici misyon, günümüzde de devam ediyor.
Modern Türk bütünleşmesinin tarihsel temeli, 1926 yılında Bakü’de düzenlenen Birinci Türkoloji Kongresi ile atıldı. Bu kongre, Türk dünyasının bilimsel tarihinde bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. Bakü, ortak kültürel, dilsel ve entelektüel alanların tartışıldığı ilk platforma ev sahipliği yaptı.
Orta Asya’dan Anadolu’ya kadar birçok bilim insanı, dilbilimci, tarihçi ve eğitimciyi bir araya getiren kongre, 20. yüzyılın en önemli entelektüel olaylarından biriydi. Türk dayanışması fikrinin erken bir tezahürü olan bu kongre, yaklaşık 100 yıldır dil, kültür ve kimlik alanındaki etkisini sürdürüyor.